Sözümüzü dinletmek için ille de sakal mı bırakalım...

Silivri’de “siyaset” deyince yerel seçimler akla gelir...

Yeni bir belediye başkanı seçilir, mazbatasını alarak göreve başlar ve ertesi günü bir sonraki seçim için planlar yapılmaya başlanır.

Silivri’de yerel seçimleri kazanma ihtimali en yüksek parti her zaman için CHP’dir.

Evet bugün itibarıyla mutlak butlan vukuatı sebebiyle YENİ Parti’nin kurulması bir bölünmüşlük görüntüsü sergilese de yerel seçimlerde (rakiplerin tüm gayretlerine rağmen) akl-ı selim’in ağır basacağını ve bu bölünmüşlüğün fiilen giderileceğini düşünüyorum.

Şimdi CHP içerisinde 2029 yerel seçim adaylığı için parlamaya başlayan isimleri gözden geçirelim:

1- Özcan Işıklar (Yeniden aday olmak istediğini artık bilmeyen kalmadığını düşünüyorum)

2- Semih Ayeş (Her ne kadar Işıklar’a yakın bir görüntü sergilese de; Işıklar’ın aday olarak tercih edilmesi durumunda desteğini esirgemeyeceği, Ayeş’in aday olarak tercih edilmesi durumunda da Işıklar’ın kendisine ağabeylik yapacağını düşünüyorum)

3- Melih Yıldız (İlçe başkan adaylığından son anda geri adım atarak bir güven kaybına sebep olmuş olsa bile adı halen kulislerde konuşuluyor)

Şimdi bu üç isme haddim olarak veya olmayarak bir nasihatte bulunmak istiyorum:

Siyaset yalnız yapılmaz… Tabi ki ekip arkadaşlarınız olacak… Tabi ki görüştüğünüz insanlar olacak… Tabi ki de yanınıza gelip gidenler olacak…

Ancak devamlı olarak oturup kalktığınız ve artık “demirbaşınız” haline gelen insanlara dikkat edin… “Arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” şeklinde bir atasözü vardır.

Silivri halen kasaba ruhunu kısmen de olsa muhafaza eden bir yerleşim yeri olduğu için; kimler bu tarife uyuyor, kimler uymuyor zaten kolayca anlaşılır.

Silivri’yi yönetmeye talip olmayı düşünen insanların kimlerle birlikte olduğu ve kimlerle oturup kalktığı dikkat çekmiyor zannetmeyin.

NOT: Kimse bana telefonla isim sormasın lafın tamamı ahmağa söylenir.