Silivri tarihinin en beceriksiz, en rezil belediye yönetimi olarak tarihe geçtiler…

Ahmet Kaya’nın “Sevgi Duvarı” adlı şarkısında aslında şair Can Yücel'e ait bir dize var:

Yalnızlığım benim pasaklı kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde; altınbaş, altın zincir fasulye pilakisi…

Bu şarkıdaki “ne kadar rezil olursak o kadar iyi” cümlesini şarkıdan cımbızlayarak çıkartıyorum ve Silivri Belediyesi’nin başı başkanı belli olmayan CHP’li yönetimine atfediyorum.

“Bir belediye ne kadar rezil edilir” konulu yarışmaya girseler herhalde elleri kolları altın plaketlerle dolu olarak çıkacaklardı…

Bora Balcıoğlu’nun tahliye edilmesi umuduyla; başkan vekili Yalçın Ekici ve CHP ekibinin AK Parti’ye geçmesi için perdesi arkası görüşmeler yürütüldüğü of the recort kaynaklarca doğrulanıyor. Ancak AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve genel merkez yöneticilerinin çok başarısız olan bu ekibi kabul etmediği de gelen bilgiler arasında.

Kaldı ki Balcıoğlu tutuklanmadan önce hem AK Parti ile hem de MHP ile Ankara’da perde arkasında temaslarda bulunmuş ancak kabul görmemişti.

Neden kabul edilmediklerini de söyleyelim:

Çünkü adliyedeki dosya çok kötü durumda…

Yapılan yolsuzluklar; bakın dikkat edin “yapıldığı iddia edilen” demiyorum; yapılan yolsuzluklar o kadar akılsızca, o kadar iz ve delil bırakarak, o kadar cahil cesaretiyle yapıldı ki; savcılıktaki dosya delil kaynıyor…

Kendilerini zor duruma soktular…

CHP’yi Silivri’de parti imajı olarak zor durumda bıraktılar…

Hani hem çalışmış hem de yemiş olsalar; vatandaş hiç olmazsa “ama şunu yaptılar, ama bunu yaptılar, ama çalıştılar” (!) diye teselli bulacak.

Ancak o da yok…

Silivri tarihinin en beceriksiz, en rezil belediye yönetimi olarak tarihe geçtiler…

Can Yücel bu şiiri sanki bunlar için yazmış:

Ne kadar rezil olursak o kadar iyi…