Silivri'de bugünlerde herkes CHP ve AK Parti'de kimlerin belediye başkan adayı olarak gösterileceğini konuşuyor. 24 yıldır Silivri'de hem yerel basında hem de ulusal medyada gazetecilik yapan tecrübeli bir arkadaşınız olarak her iki partinin adayını da ş

Silivri'de bugünlerde herkes CHP ve AK Parti'de kimlerin belediye başkan adayı olarak gösterileceğini konuşuyor.

24 yıldır Silivri'de hem yerel basında hem de ulusal medyada gazetecilik yapan tecrübeli bir arkadaşınız olarak her iki partinin adayını da şimdiden kendi gözlemlerime dayanarak açıklamak istiyorum.

İlk önce CHP adayını açıklayalım.

Özcan Işıklar, CHP'nin seçim kazanmış mevcut bir belediye başkanıdır.

Uygulamakta olduğu başarılı sosyal projelerle bizzat Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun takdirini kazanmış ve Ekim ayında Brüksel'de yapılacak olan Avrupa Birliği (Opendays) toplantısında bu projelerini anlatmak üzere dünya çapında bir davet almıştır.

Hakkında yargı aşamasına yansıyan tek bir yolsuzluk iddiası bile yoktur.

2 yıl önce ihaleye fesat karıştırma iddiası ile Silivri Belediyesi polis baskınına uğramış, ancak soruşturma sonucunda Işıklar aklanmış ve arkasından suçlamayı yapan kişi hakkında "iftira" suçundan kamu davası açılmıştır.

Yani sonuç olarak CHP'nin elinde başarılı ve lekesiz bir belediye başkanı vardır.

Bu cümle Işıklar'ın siyasi rakiplerinin hoşuna gitmese bile gerçek budur.

Demokrasi gereği elbette parti içerisinde başka isimler de aday olmayı arzu edebilir. Ancak akıl, mantık ve izan bana göre Işıklar'ı işaret etmektedir.

Şimdi gelelim AK Parti'ye...

AK Parti'nin adaylık tablosunda hiçbir değişiklik olmayacağı ve Hüseyin Turan-Metin Karakaş ikilisinin yine başrollerde olacağını düşünüyorum.

2009 seçimlerinden mağlubiyetin ardından Turan ve Karakaş kafa kafaya vererek bir plan yaptı.

Turan kendisini dinlenmeye çekti.

Hiçbir olaya karışmayarak ve sivrilmeyerek adını dinlendirdi.

Karakaş bu süre içerisinde ön planda olarak tepkileri bir paratoner gibi kendi üzerinde topladı.

Son ana kadar aday sanki Karakaş olacak gibi bir izlenim verilerek Turan'ın iyice adını dinlendirmesi sağlanacak.

Adayların resmen açıklanması ile birlikte Hüseyin Turan belediye başkan adayı, Metin Karakaş da birinci sıra meclis üyesi adayı olarak karşımıza çıkacaktır.

Yani klasik tablo değişmeyecek...

Şimdi Hüseyin Turan'ın siyasi başarı grafiğini değerlendirelim.

İlk bakışta, 2004 seçimlerinde sandıktan çıkarak belediye başkanı seçilen bir Hüseyin Turan görüyoruz.

Siyaseti okumasını bilmeyenlere bu bir başarı gibi gelebilir.

Ancak o dönemin siyasi dengelerini incelediğimiz zaman;  mevcut belediye başkanı olan ve o dönem için "yenilmez" (!)  ünvanına sahip bulunan Selami Değirmenci'nin, CHP içerisinde sorun yaşayarak partiden ayrılması ve Genç Parti'den aday olarak CHP oylarını bölmesini de unutmamak gerekiyor.

Hüseyin Turan'ın 2004 yılında belediye başkanı seçilmesi tamamen siyasi bir tesadüf eseridir.

Toplayın CHP ve tabanı olmayan Genç Parti oylarını, AK Parti'ye nasıl fark attığını göreceksiniz...

Kaldı ki, Silivri'ye doğalgaz getirilmesi dahil yapılan birçok yatırıma ve üzerindeki muazzam siyasi desteğe rağmen 2009 seçimlerinde bölünmemiş bir CHP karşısında seçim kaybetmiş olması da bu tezimi haklı kılıyor.

Hüseyin Turan, AK Parti için doğru bir aday tercihi değildir.

2004 ila 2009 yılları arasındaki 5 yıllık belediye başkanlığı döneminde siyasi erk sahibi olamayarak Metin Karakaş ve Tülay Kaynarca ile birlikte üç başlı bir yönetim sergilemesi de siyasi erk sahibi olmadığının en önemli ispatıdır.

Seçim kaybetmek, bir siyasetçi için çok normaldir.

Ancak, bu kadar büyük yatırımlara ve tarihi bir siyasi desteğe rağmen mevcut olan koltuğunu kaybetmek, o siyasetçinin ciddi anlamda başarısız ve yetersiz olduğunu gösterir.

Sonuç olarak AK Parti, Hüseyin Turan'la çıkacağı seçim yarışını bir kez daha kaybetmeye mahkumdur.