Sevgili okuyucularım, bugün size Silivri'nin rotaryenlerinden, yani Silivri Rotery Kulübü'nden bahsetmek istiyorum. Topu topu 16 kişiden oluşan Silivri'nin rotaryenlerinin, süslü püslü ceketler giyip, boyunlarına koskocaman madalyonlar takarak bayram çoc
Sevgili okuyucularım, bugün size Silivri'nin rotaryenlerinden, yani Silivri Rotery Kulübü'nden bahsetmek istiyorum.
Topu topu 16 kişiden oluşan Silivri'nin rotaryenlerinin, süslü püslü ceketler giyip, boyunlarına koskocaman madalyonlar takarak bayram çocukları gibi ortalıkta dolaşıp durmaktan başka hiçbir işe yaramadıklarına inanıyorum.
Aslında kendilerine sorsanız hemen "olur mu hiç şu hayır işini yapıyoruz bu hayır işini yapıyoruz" diye anlatmaya başlayacaklar.
Ancak işin detayına indiğiniz zaman; bu hayır işlerini de tamamen reklam malzemesi haline getirilerek toplum içerisinde kendilerine itibar sağlamak amacıyla basamak olarak kullandıkları dikkatinizi çekecektir.
Rotaryenlerin ana amacı işte budur...
Çeşitli semnbolik ve göstermelik hayır işlerini kullanarak "bakın biz ne kadar hayırsever insanlarız" diyerek kendilerine toplum içerisinde statü ve itibar edinmeye çalışırlar.
Onları biraz dikkatli takip ettiğiniz zaman aslında Hacıvat'la Karagöz izlemiş gibi olursunuz...
Biri kalkar diğerini alkışlar, sonra diğeri kalkar öbürünü alkışlar, daha sonra da herkes onları alkışlasın diye bayram çocuğu gibi beklemeye başlarlar...
Topluma zerre kadar karşılıksız faydaları yoktur.
Bütün faydaları birbirlerine ve kendilerinedir.
Birbirlerini alkışlamayı çok severler...
Kulübün başkanlığını bile sıraya bindirerek yaparlar. Bundaki amaç da yine birbirlerinin toplum önünde onore edilmesidir.
Yaptıkları bazı şeyler vardır ki tamamen komediden ibarettir.
Örneğin yaklaşık 3 sene önce Silivri sahiline Piramit Çay Bahçesi'nin hemen arkasına sözüm ona anıt dikerek gösterişli bir merasimle açılışını yapmışlardı.
Neyin anıtıydı diye soracak olursanız; Almanya'daki işçilerimizi sembol eden bir anıt olduğu yazıyor üzerinde...
Peki bunun Silivri ile ilgisi ne alakası var derseniz işte onu ben de bilmiyorum.
Sadece upuzun bir sütundan ibaret...
Ne zaman baksam çok affedersiniz zekere benzetiyorum. Çünkü o anlamsız uzun şeyi görünce aklıma başka bir şey gelmiyor.
Evet Sevgili Okuyucularım, Silivri'deki Rotaryenler de böyle işte...
Biri kalkıp öbürünü alkışlıyor, o da kalkıp diğerini alkışlıyor.
Boyunlarına koca koca madalyalar takıp Hacıvat'la Karagöz gibi kendi kendilerini alkışlayıp duruyorlar...