CHP ve Özcan Işıklar'ın 30 Mart 2014 seçim zaferinden sonra bir analiz ve değerlendirme yapmak Silivri gazetecisi olarak üzerimize farz haline geldi. Aşağıda yazdıklarımı tek cümle ile özetlememi isterseniz; Silivri'de siyaset tüccarlarının ve siyasi din
CHP ve Özcan Işıklar'ın 30 Mart 2014 seçim zaferinden sonra bir analiz ve değerlendirme yapmak Silivri gazetecisi olarak üzerimize farz haline geldi.
Aşağıda yazdıklarımı tek cümle ile özetlememi isterseniz; Silivri'de siyaset tüccarlarının ve siyasi dinazorların devrinin kapandığı cümle âleme ilan edilmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Ancak ayrıntılı bir değerlendirme isterseniz yazacaklarım şu şekildedir:
Galiba bütün Silivri bir konuda aynı şeyi düşünüyor.
Özcan Işıklar, kendisinin seçimi kaybetmesi için ellerinden geleni yapan siyaset tüccarlarını toplayıp bir çuvala koyarak Boşnakbahçe'den aşağı fırlattı.
Ancak Işıklar bunu tek başına yapmadı.
Silivri halkı bunun böyle olmasını istedi;
Işıklar da vatandaşın bu mesajını alarak gereğini uyguladı.
Ahmet Yağcıoğlu, Erdinç Tabak, Hüseyin Agu, Osman Topaç, Saffet Sert gibi eski belediye başkanları bütün güçleriyle Tahir Sert'i destekledi.
Ancak sonucu değiştirmeye güçleri yetmedi.
Fener Köyü Muhtarı Muharrem Eren var gücüyle Tahir Sert'i destekledi. Ama hesaba katılmayan bir şey vardı; Fener Köyü halkı Özcan Işıklar'ı destekledi...
Düne kadar Işıklar'ın yanından ayrılmayan Ali Tabakoğlu, Ortaköy'de otobüsün üzerine çıkıp Tahir Sert'in elini kaldırdı.
Böyle yaparak, kendisini meclis üyesi listesine yazmayan Işıklar'dan intikam alacağını zannetti.
Peki sonuç değişti mi?
Değişmedi...
Tabakoğlu'nun seçim etkileyecek derecede siyasi gücü olsa, SİBESO seçimlerinde sondan ikinci olmazdı...
Bütün bunların yanında, "Selami Değirmenci otobüsün üzerine çıkıp elini kaldırmazsa seçimi zor alır" gibi şehir efsanelerinin de doğru olmadığı ortaya çıktı.
Değirmenci, bırakın Işıklar'ın elini kaldırmaktan imtina edip sessiz kalmayı, güya çaktırmamaya dikkat ederek sessiz bir şekilde Tahir Sert'e çalıştı.
Değirmenci ve az sayıdaki taraftarlarının sloganı "meclis'te CHP'ye başkanlık'ta AKP'ye" şeklindeydi.
Selami Değirmenci'den daha mertçe bir mücadele beklerdim.
Mücadelesini başkalarını kullanarak, saklanarak ve gizlenerek yapacağına erkekçe yapmayı tercih etmeliydi.
Ali Tabakoğlu bile daha delikanlıca bir uğraş verdi.
Yılmaz Kandemir, AK Parti'ye kaydını yaptırıp üye oldu ve bangır bangır Tahir Sert'i destekledi.
Yılmaz Kandemir'in AK Parti için yaptığı çalışmalara siyaset sosyolojisi açısından baktığımız zaman şunu görüyorum;
Siyasi hareketlerin toplumun menfaatlerinden ve kitlesel beklentilerden beslenmesi gerekir.
Oysaki Kandemir'in bütün uğraşları Özcan Işıklar'dan intikam almak içindi.
Yılmaz Kandemir'in var gücüyle yaptığı çalışmalar işte bu nedenle halktan rağbet görmedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın aniden gelişen Silivri ziyaretindeki muazzam kalabalığın tamamen güçlü görünmek için hazırlanmış bir kurnazlık stratejisi olduğunu yazıp çizdik.
AK Partililer itiraz ettiler.
Ve kalabalığın tamamının Silivri seçmeni (!) olduğunı iddia ettiler.
İşte sandık sonuçları ortada?
Nerede o kadar kalabalığın oyu?
Ben hemen söyleyeyim nerede olduğunu;
Esenyurt'ta, Bağcılar'da, Esenler'de ve Güngören'de...
Kalabalıkla, gürültüyle, harala gürele ile insanları kafakola alıp seçim kazanacaklarını zannettiler ama başaramadılar.
Gelelim AK Parti içindeki iç dinamiklere...
Tülay Kaynarca'nın üç beş toplantıya katılıp Tahir Sert'in elini kaldırması hiçbir işe yaramadı.
Hatta belki de ters tepti...
Çünkü Kaynarca'nın Silivri'de siyasi tabanı yok.
Kitlesel bir gücü yok.
Tülay Kaynarca Silivri'de çok fazla sevilmiyor.
Silivri'de siyasetin edisi ile büdüsü olan Hüseyin Turan ve Metin Karakaş bu seçimlerde çok klasik ve o kadar da kurnaz bir taktik uyguladı.
Siyaset mantığı açısından baktığımız zaman her ikisinin de siyasi menfaati Tahir Sert'in seçim kaybetmesinden yanaydı.
Ancak parti içerisinde kendi geleceklerini hesaba katarak "destekliyor ve çalışıyor" görüntüsü vermeye çalıştılar.
Hem Turan hem de Karakaş, özellikle sevilmediklerini bildikleri köylere gitmeyi tercih ederek göstermelik seçim çalışmaları yaptı.
Toplantılarda Sert'in yanında duruyormuş gibi göründü.
Alın elinize sandık sonuçlarını ve hem Hüseyin Turan'ın hem de Metin Karakaş'ın kalabalık sayıdaki akrabalarının oy kullandıkları sandıklara bakın.
Hepsinde de istisnasız olarak Sert'in hezimete uğradığını göreceksiniz...
İlçe Başkanı Dilek Demiral elinden geleni yaptı.
İyi niyetle çalıştı...
Ancak Demiral'ın kişisel gayretleri de mevcut tabloyu değiştiremedi.
Velhasıl kelam; bu seçim sonuçları ile birlikte Silivri'de siyaset tüccarlarının ve siyasi dinazorların devrinin kapandığı cümle âleme ilan edilmiş oldu...
Hayırlara vesile olsun...