CHP Silivri belediye meclisi aday adayları arasında fazla dikkat çekmeyen bir isim var. Yüksek mimar Aykut BaturRumeli Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak da çalışan Batur’un akademik donanımı ve Silivri üzerine hayallerinin üzerinde durulması düşüncesiyle kendisiyle mini bir röportaj yaptık.

CEM GÜNER: Genç yaşta yapılan ciddi bir kariyer var. Belki önümüzde doktora vs gibi akademik çalışmalar da görünüyor. Peki siyaset ve Silivri’nin yönetiminde söz sahibi olabilme düşüncesi nasıl oluştu?

AYKUT BATUR: Teşekkür ederim, akademik çalışmalara devam etmeyi ve derslere girmeyi, belki girdiğim ders sayısını azaltarak da olsa istiyorum. Yoğunluk durumum, önümüzdeki günlerde, seçim sonuçlarına göre değişkenlik gösterebilir düşüncesindeyim. Üniversitede olma isteğim, öncelikle 25 yılında olduğum mesleğimde, piyasada edindiğim tüm tecrübeleri, öğrencilere aktarabilmek, onları geleceğe hazırlamak için bir nebze de olsa fayda sağlamak üzerinedir. Sorunuzun siyaset kısmına da bu açıdan yaklaşarak cevap vermek istiyorum; genel ve yerel siyaseti hep yakından ve ayrıntıları ile takip etmişimdir. Silivri`nin yönetiminde söz sahibi  olma düşüncesi de, Silivri`ye mesleki tecrübem ve farkındalığım ile özellikle bilgili olduğum konuları içeren, eksik veya verimli olmayan uygulamalara, çözüm odaklı yaklaşarak halkımıza fayda sağlamak üzerine oluştu.

"GELİŞMEK İÇİN ZORLANMAMIZ GEREKİYOR"

CEM GÜNER: Meslek camianızda “Aykut Batur” denince prensipli ve titiz bir insan akla geliyor. Siyaset sizi zorlayacak mı?

AYKUT BATUR: Bu sorunuza samimi olarak cevap vermek istiyorum. Siyasetin ülkemizde birçok farklı dinamikleri bulunmakta ve bazı dinamikleri, beni prensiplerim ve titizliğimden dolayı zorlayabilecek olsa da, bunu en başında kabul ederek giriyorum bu bayrak yarışına…

Belediyecilik; bizden daha önceki yönetimlerin yaptıklarını eleştirmekten öte, bir bayrak yarışı gibi görerek hizmet yarışının olduğu bir kurumdur. Dolayısıyla, zorlanmak gelişimin bir parçası ve hayatımızda gelişmek için zorlanmamız gerektiğini düşünüyorum. Konfor alanımızda kaldığımız süre ne kendimizi ne de çevremizi geliştiremeyiz. İnşallah ileride, halkımızın yararına olacak tüm projelerde ve uygulamalarda yer alabilirim. Bu nedenle zorlayacak kısmı beni daha da teşvik edecektir.

"KAÇAK YAPI İLE İHTİYAÇ OLAN ALANI BİRBİRİNDEN AYIRMAMIZ GEREKİYOR"

CEM GÜNER: Mimar olmanız dolayısıyla soruyorum; Silivri’nin şimdiye kadarki imar yapılanması hakkında neler söylemek istersiniz?

AYKUT BATUR: Silivri 900km2 gibi çok büyük bir alana yayılı. Bu nedenle mahalle, köy ve şehir merkezi açısından ayrı değerlendirmelerde bulunmak gerekli. Mahalle ve köylerimizde halen alt yapı ve üst yapı ile ilgili sıkıntılar bulunmaktadır. Özellikle tarım arazilerinde kaçak yapılarla mücadelenin adaletli ve daha hızlı olması gerektiği de ortadadır. Bu sıkıntılar bugün ortaya çıkmadı, çok uzun sürelerdir vardı ancak artık katlanarak artmaya devam ediyor. İmar barışı da tuzu biberi oldu diyebiliriz. Köylerde 5 bin m2’nin altında tarımsal bina da yapılamamaktadır. Ancak sadece tahıl üretmeyen, sebze ve meyve üreticilerinin, ufak da olsa depoya ihtiyaçları bulunmaktadır. Bunu da çözümü yerelde değil merkezi yönetimdedir. Bu ve bunun gibi problemler kanayan bir yara olarak devam edecektir. Kaçak yapı ile ihtiyaç olan alanı birbirinden net olarak ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece mahalle ve köylerde olan problemlerle ilgili verdiğim bir örnekti. Bu örnekler çoğaltılabilir. Gelelim Silivri de merkeze; yıllardır en büyük problemimiz trafik ve otopark sorunu. Çözüm bulmaya çalışıldı mı? Bence yeterince değil… Bu beni Silivri’de yaşayan bir vatandaş olarak en çok rahatsız eden konuların başında geliyor. Çözüm önerilerimiz mevcut ve inşallah sorunu kademeli olarak azaltarak çözümü sağlayacağız.

Diğer bir sorunumuz, güzel sahil kentimiz, kışları sokakları belirli bir saatten sonra bomboş, yazın ise düzensiz bir kalabalık ile karmaşa içerisinde. Bunun için esnaf ile turizm yatırımlarını olanaklar ölçütünde destekleyerek, hareketli heyecanlı olacak sahilimizi çevre ilçelerden gelinen bir yere çevirmeliyiz. Çocukluğumuzu hatırlayalım, dışarıdan çok fazla yerli yabancı turist gelirdi. Şimdi hafta sonlarında maalesef sahilde plajlarda mangal yakmaya ve semaver ile çay demlemeye gelen, ortamı tamamen kirletip giden ve ilçemize zararı olan bir ortam oluştu. Deniz hepimizin; tabii ki gelsinler ama bunu daha kaliteli hale getirebilmek için, sosyal alanlar oluşturulmalı, wc sayıları, otoparklar, kabinler, kafeteryalar arttırılmalı, imar ile ilgili problemlerde de gerekirse mobil uygulamalar ile denenmelidir. Mimar Sinan tarafından inşa edilen 33 gözlü köprümüzün yanında çok geniş bir alanımız bulunmaktadır. Otopark olarak düzenlenebilecek bu alan başka zamanlarda konser alanı da olabilir. Ancak tarihi köprü de göz önüne alınarak zemin ve çevre düzenlemesi yapılmalıdır. Mesela yat limanı güzel bir proje ve yıllardır herkesin dilinde. Ama bir türlü icraata dökülemedi. Keşke Parkköy’e kadar en kötü ihtimalle bir bisiklet yolu, ara parklar ve hatta git gel yapan tramvay usulü bir raylı sistem olsa. Düşünsenize denize sıfır, yarların altından gezi yolculuğu yapılabildiğini ve bunun da faydalarını?.. Neyse bu bir bayrak yarışı dedim, tüm projelerimizi açıklamak da istemiyorum. Bayrağı teslim alalım hayırlısı ile sonrasında projelerimizi de sırası ile açıklayacağız…

Kent merkezi yapılaşma da ayrı bir sorun çünkü eskiyi yıkmak ve yerine yapmak çok ama çok zor çünkü bu konunun da çok alt başlığı bulunmakta.

"KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN ÇÖZÜM PROJELERİM VAR"

CEM GÜNER: Kent merkezi demişken, Silivri’de kentsel dönüşüm nasıl olmalı?

AYKUT BATUR: Açıkçası Silivri`de kentsel dönüşüm pek uygulanamıyor ve bunun sebepleri var: Maddi açıdan her mal sahibi birleşerek binasını yeniden yaptırabilecek imkanlara sahip değil, hatta pek çoğu yaşını almış kişilerden oluşuyor ve tapular onların üzerine olduğu için bankalardan ileri yaştakilere kredi verilmiyor. Bunun dışında zaten şu an Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik durumdan dolayı bankalar kredi de vermiyor. Eskiden 18 banka ile anlaşma protokolü mevcuttu ancak şu an maalesef yok…

İkinci bir yol mal sahiplerinin ortak karar alarak müteahitte vermesi ancak bu alanlarda imar artışı yapılmadığı için bu da pek mümkün görülmüyor. Merkezi (Ankara) yönetim de imar artışlarına olumlu yaklaşmadığı için maalesef müteahhit için ticari bir faaliyet olmaktan çıkıyor. Bunun ile ilgili birkaç çözüm önerisi mevcut ama burada yine açıklamayacağım; şahit olmanız için size de “off the record” olarak söyledim.

Bunun dışında kentsel dönüşüm yeni yasasını ayrıntılı olarak inceledim. Problemler devam edecek gibi görünüyor. Getirilen yeni düzenleme, “neşter doktorun elinde şifa, caninin elinde beladır “ olarak da nitelendirilebilir. Çok kapsamlı bir konu olduğu için, bu konuda ilerleyen günlerde ayrıca bir röportaj yapmalıyız diye düşünüyorum .

CEM GÜNER: Örnek aldığınız bir uygulama veya model var mı?

Cihan Demir: Silivri'yi yerelim diyen çoğu kişiden daha fazla tanıyorum Cihan Demir: Silivri'yi yerelim diyen çoğu kişiden daha fazla tanıyorum

AYKUT BATUR: Her türlü iyi yapılan işleri örnek almayı severim. Ancak örnek alınan iyi bir işin de yüzde 100 olumlu olmasını bekleyemeyiz. Çünkü başka yerde yapılan bir proje veya uygulama bizim bölgemizde yeterince verimli olmayabilir hatta kabul görmeyebilir.Ancak en sevdiğim uygulama, şehrin dinamiklerini ve çehresini değiştirecek her projenin veya uygulamanın halkımıza sorulması gerektiğidir. Bunun yöntemleri basit ve teknoloji ile kolaylıkla yapılabilir. Sonrasında da memnuniyet ölçümünü sorgulayarak, geri dönüşler alınarak bu uygulamalar kalıcı hale getirilebilir. Bu nedenle “Halka rağmen değil, halkla birlikte hareket etmemiz gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum”.

aykutbaturafis

AYKUR BATUR KİMDİR?

1978 yılında İstanbul Silivri ilçesinde doğdu. Evli ve bir kız, bir erkek çocuğu babası. İlk-orta-lise eğitimimi Silivri `de tamamladı. 1999 yılında Trakya Üniversitesi Mimarlık Bölümü`nden mezun oldu. 2004 yılında Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü`nde yüksek lisans yaparak, yüksek mimar ünvanı aldı. Yüksek lisansına devam ederken, özel şirketlerde kendi iş gurubuma yönelik çeşitli mimarlık – mühendislik faaliyetlerinde ve şantiyelerde çalıştı. 2005 yılında yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 2005 yılından itibaren kendi kurduğu firmada, mimarlık hizmetleri, tasarımcılık ve doğaya uyumlu, depreme dayanıklı ahşap ve diğer konutların üretimi ile ilgili çalışmakta. Diğer işlerine ilave olarak 2018 yılından itibaren İstanbul Rumeli Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık ve İç Mimarlık bölümlerinde akademisyen olarak 5 yıldır ders vermeye devam ediyor. İstanbul Merter`de, AVM ve iş merkezi projelerim bulunmakta ve proje müdürlüğü ile kontrol görevlerimi sürdürmektedir. 2020 yılında Silivri Mimarsinan Mahallesi`nde CHP ilçe delegesi seçildi. Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen ilçe kongresinde Silivri Mimarsinan Mahalle Delegesi seçildi ve halen görevi devam ediyor.

Editör: Cem Güner