Silivri CHP’de aylardan sonra ilk defa geçtiğimiz Perşembe akşamı örgüt toplantısı yapıldı.
Can Dündar ve Erdem Gül’ü karşılamak amacıyla Silivri’de bulunan Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran da hazır gelmişken partisinin örgüt toplantısına katıldı.
Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın, daha bir hafta önce partinin eski ilçe yöneticisi Zeynel Yıldız’ı belediye içerisinde tartaklamasıyla ilgili skandalın ardından Silivrili partililere hitaben bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Cankurtaran; parti içi kavgalara atıfta bulunarak “kamuoyuna karşı kavgalı bir görüntü veriyoruz. Siz olsanız içerisinde devamlı kavga yaşanan bir eve kız verir misiniz? Öncelikle kendimize çekidüzen vermeliyiz” şeklinde uyarıda bulundu.
Cankurtaran’ın konuşmasındaki bu bölüm “Özcancı” basın tarafından görmezden gelindi.
Özcancı basın; “CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, Silivri İlçe Örgütü’nü çok sevdi” şeklinde haberler yayımladı.
Şimdi ben Silivri’de 27 yıldır yerel gazetecilik yapan ve özellikle CHP’nin içini çok iyi bilen hem bir gazeteci hem de partili olarak müsaadeniz olursa Sayın Cankurtaran’a bu köşeden seslenmek istiyorum.
Yasemin Hanım,
O kadar yerinde bir konuya değindiniz ki...
Şimdi lütfen hazır olun.
Silivri’ye bir dokundunuz; bin ah işiteceksiniz...
Hazır konu açılmışken ben bu yazımda, Silivri’de CHP içi kavgalardan çok bu kavgaların sebeplerine değinmek istiyorum.
Ancak en başta üzülerek şunu belirtiyorum ki:
CHP’yi, insanların hatta partililerin kalbinde umut olmaktan çıkartıp “lanet olsun” dedirten bir belediye başkanı var Silivri’de...
Her konuda burnunun dikine dikine giden, her konuda inadım inat diyen; o belediye binasında üç beş arkadaşına saltanat yaşatma uğruna, evet yanlış okumadınız üç beş arkadaşına saltanat yaşatma uğruna partilileri piyon gibi kullanan bir belediye başkanı var Silivri’de...
Bugün bir CHP üyesinin yerel seçimlerde kendi partisine verdiği oy; başka insanların hayat kalitesinin artmasına yarıyor.
Verdiği oyu haram eden çok sayıda partili var...
Yasemin Hanım,
Siyaset nedir?
Siyaset; kimin, neyi ne zaman ve ne şekilde alacağının belirlendiği sistemin adıdır.
Buna ister milletler arası coğrafi dağılım, ister kariyer ve pozisyon dağılımı isterseniz de kasaba siyasetinde menfaat dağılımı olarak bakabiliriniz.
Her ne yaparsanız yapın; siyasetin ön bahçesinde de, yine siyasetin bir gerçeği olan arka bahçesinde de yaptığınız işte adalet unsurunu göz ardı ederseniz bir süre sonra darmadağın olursunuz.
İşte Silivri CHP’deki bütün parti içi kavga ve çekişmelerin kökeni adaletsizliktir...
Adaletsizlik...
Belediye Başkanı Özcan Işıklar, partililerin yüzde doksan beşine insanların gözünün içerisine baka baka siyasi kazık atıyor...
Piyon gibi kullanılan partililer, yerel seçimlerde CHP ve Işıklar için yaptıkları çalışmaların; üç beş kişinin yaşam kalitesinin artmasına yol açtığını ağızları açık bir şekilde izliyor...
Piyon gibi kullanılan partililer, Işıklar’dan yedikleri siyasi kazığı, iliklerine kadar hissediyor...
Yasemin Hanım,
Bakın bu son cümle çok önemli...
Piyon gibi kullanılan partililer, yerel seçimlerde CHP ve Işıklar için yaptıkları çalışmaların; üç beş kişinin yaşam kalitesinin artmasına yol açtığını ağızları açık bir şekilde izliyor...
Kapı kapı dolaşmalar, broşür dağıtmalar, toplantıdan toplantıya koşturmalar, çevredeki insanlardan yalvara yakara oy istemeler, ter akıtmalar, emek vermeler, evini, eşini ve çocuğunu ihmal etmeler vs.. vs..
Hepsi ama hepsi belediyede çalışan üç beş kişinin yaşam kalitesinin artmasına yarıyor...
Işıklar tarafından piyon gibi kullanılan partililer, yedikleri siyasi kazığı iliklerine kadar hissediyor...
Silivri halen kasaba ruhunu muhafaza eden bir ilçe...
İnsanlar birbirlerini tanıyor...
Hiç kimse aptal değil.
İnsanlar birbirlerinin yaşam şekillerini takip ediyor.
Dolayısıyla, başta piyon gibi kullanılan partililer olmak üzere bütün seçmen; Özcan Işıklar’a verdikleri oylarının sadece ve sadece gerçekte üç beş kişinin yaşam kalitesinin artarak kalkınmalarına yol açtığını görüyor.
Partiye 30 yıl emek veren Ayşe Hanım’ın 30 yaşındaki kızı halen işsiz gezerken; biri Özcan Işıklar’ın uzaktan akrabası olan, partiye hayatında adım atmamış, partilileri görünce kafasını çeviren ojeli parfümlü üç tane genç bir kadın; belediyede işe girdikten sonra her yıl arabasının modelini yükseltiyor...
Yasemin Hanım, Ayşe Hanım’ın yerinde siz olsanız; sandıkta vicdanınızla baş başa kaldığınızda ne yaparsınız?
Silivri Belediyesi’nde uzun saçlı at kuyruklu bir adam ve üç tane genç kadından oluşan bir ekip var ve CHP’lilerin yaptıkları bütün çalışmalar bu dört kişinin mal-mülk edinmesine yarıyor.
Burası Beşiktaş Belediyesi değil. Dolayısıyla bu tür şeyler kalabalık nüfus içerisinde arada kaynamıyor. Silivri'de böyle şeyler yerel siyasi tarihe not alınıyor ve yıllarca takip ediliyor; insanın üzerine damga gibi yapışıyor.
Partili kör değil
Herkes bunu görüyor...
Silivrili de âmâ değil
Vatandaş da bunu görüyor...
Işıklar ise herkesin gözünün içine baka baka inadına inadına devam ediyor...
CHP’yi umut olmaktan çıkardı...
Bırakın seçmeni vatandaşı; partili bile “lanet olsun” diyor...
Yasemin Hanım,
Silivri’ye girdiniz bir kere öyle kolay kolay kurtulmak yok.
Silivri CHP’de aynı İbrahim Tatlıses’in şarkısı gibi; dertler derya olmuş durumda.
Peki Işıklar’dan siyasi kazık yiyen sadece Silivri’deki partililer mi zannediyorsunuz?
Kılıçdaroğlu da Işıklar’dan kazık yedi...
Allem etti, kalem etti, bağlılığını vurguladı.
Kendini ikinci kez aday yaptırdı...
Silivri insanı “aman AKP gelmesin” korkusundan oy verdi ve yeniden belediye başkanı seçildi.
Kılıçdaroğlu ile işi bitti ve şimdi bangır bangır Muharrem İnce’yi destekliyor.
Hatta desteklemekle kalmıyor; İnce’nin siyasi hareketini finanse ediyor.
Artık Silivri’de miyadının dolduğunun farkında.
İnce genel başkan seçilirse Işıklar da Bakırköy Belediye Başkanı olabilmenin hesabını yapıyor.
Yaptığı dişe dokunur bir icraat olmadığı için her fırsatta nutuk atıyor.
Eline mikrofonu alınca kendini otomatiğe bağlayıp konuşuyor.
Yeni yıldır su gibi ezberlediği aynı şeyleri söylüyor
Aydınlık yarınlara yelken açacağız diyor.
İnsan diyor...
İnovasyon diyor...
O konuşurken arka tarafta birileri para kazanıyor.
Belediyeye gelen partilisini tartaklıyor.
Belediye personeli bir kadınla saç saça baş başa kavga ediyor.
Kadın, hart diye Başkan’ın kolunu ısırıyor.
Gömleği yırtılıyor...
Cümbür cemaat Darbukatör Baryam’ın Şenlik Ailesi gibi topluca savcıya gidip ifade veriyorlar.
Adliye koridorunda insanlar “Belediye Başkanına bak” diye birbirlerini dürtüyor.
Olayı duyan gülüyor...
Sonra yine eline mikrofonu alan Işıklar; aydınlık yarınlara yelken açacağız diyor.
İnsan diyor...
İnovasyon diyor...
Yine arka tarafta aynı kişiler şakır şakır para kazanıyor.
Partilileri de piyon gibi kullanıyor...
Yasemin Hanım,
Daha bitmedi...
Silivri burası...
Ne oldu sıkıldınız mı?
Kusura bakmayın sıkılmak yok.
Unutmayın ki bu satırların yazarı da bir partili.
Silivri’ye bir dokundunuz ama daha işiteceğiniz çok ahlar var...
Devam ediyorum, lütfen siz de okumaya devam edin.
Sizin konuşma yaparken “ay ne güzel Silivri’de kadın ilçe başkanı var” dediğiniz İlçe Başkanı’nın lakabını biliyor musunuz?
Erkek Suna...
Kocası fabrikatör...
Belediyede çalışan işçiler partiye dert anlatmak için gelince ne yapıyor biliyor musunuz?
Polis çağırıyor...
CHP İlçe Başkanı’ndan (!) bahsediyoruz...
Peki partide ne misyon üstlendiğini biliyor musunuz?
Koyu bir statükocu olduğunu...
Çeşmenin başında olan Özcan Işıklar’a “emret el sahip” demenin dışında siz Suna Hanım’ın gerçekten de tam anlamıyla ilçe başkanlığı (!) yaptığını falan mı zannediyorsunuz...
Sayın Yasemin Öney Cankurtaran,
Partililer, yukarıdaki sebeplerden dolayı birbirlerinden nefret eder hale geldi.
CHP Silivri’de seçim kaybedecek...
2019 seçimlerinde Silivri düşecek...
Işıklar tarafından piyon gibi kullanılan partililerin yarısı inadına gidip o partiye oy verecek.
Eline mikrofonu alıp da “aydınlık yarınlara yelken açacağııızzzz, inovasyoooonnn” demekle olmuyor bu işler.
O nedenle önce şurada anlaşalım.
Siz; genç, çağdaş ve kültürlü bir Genel Başkan Yardımcısı olarak Silivri’de partinizi kurtarmak istiyor musunuz?
Gerçekten istiyor musunuz?
Eğer ki istiyorsanız; diğer yöneticilerle görüşerek derhal bir parti müfettişi görevlendirilmesini sağlayın.
Öyle bir gün falan değil; gelsin ve hafta boyunca Silivri’de çalışma yapsın.
Işıklar tarafından piyon gibi kullanılan partililerle konuşsun, parti içi muhaliflerle konuşsun; yerel gazetecilerle konuşsun.
Benim anlatacaklarımı bir dinlesin. Hemen arkasından doğru mu değil mi diye araştırsın.
Sokağa çıksın ve vatandaşla konuşsun.
Koyu bir Muharrem İnceci olan, her konuda doğru yanlış bakmadan İnadına inadına, burnunun dikine dikine giden belediye başkanının hikâyelerini bir de vatandaştan dinlesin.
Hafta sonları Bulgaristan kumarhanelerinde çekilen ve halen fıldır fıldır facebook’ta dolaşan fotoğraflara baksın.
Daha sonra da bir rapor hazırlayarak MYK’ya takdim etsin.
Silivri’ye geldiniz...
Bir dokundunuz; bin ah işittiniz...
Artık işin içindesiniz.
CHP’yi “umut” olmaktan çıkartıp “lanet olsun”a dönüştüren bir belediye başkanı var...
Eğer ki bu yazıda yazılanları kulak arkası ederseniz; CHP’nin 2019’da Silivri Belediyesi’ni kaybetmesinden dolayı tarih önünde siz de sorumlu olursunuz...
Dost acı söyler...