Yaklaşık 3 yıl önce Silivri Belediyesine bağlı Gökhan Kurtulmuş Huzurevinde çalışan temizlik görevlisi M.A., binanın müdürlüğünü yapan Mehmet Asım İnselin tecavüzüne uğradığını iddia etti.
Olay o dönemde basına intikal etti ve yazılıp çizildi.
Daha sonra Cumhuriyet Savcılığı olaya el koydu ve İnsel hakkında Silivri Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldı.
İfadeler alındı, polis ve adli tıp raporları getirilerek dava dosyasına konuldu. 3 yıla yakın bir süre devam eden yargılama sonucunda herhangi bir tecavüz olayının gerçekleşmediği anlaşıldı ve Mehmet Asım İnsel beraat etti.
Hatta Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/171 sayılı kararında, haksız yere suçlandığı anlaşılan İnselin tazminat talep edebilme hakkı olduğuna da dikkat çekildi.
Sevgili Silivrililer,
Şimdi önemli bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.
Silivri Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Asım İnsel hakkındaki beraat kararını 13 Kasım 2013 günü verdi.
Beraat kararından tam 20 gün sonra, yani 03 Aralık 2013 Salı günü Akşam Gazetesinde bir haber yayımlandı.
Haberde, sanki olay yeni olmuş gibi CHP'li Silivri Belediyesine bağlı Gökhan Kurtulmuş Huzurevinden çalışan hizmetli kadının tecavüze uğradığı, Belediye Başkan Yardımcısı Elif Bilicinin de delillerin örtbas edilmesi için kadını silahla tehdit ettiği gibi iddialar yer alıyordu.
Oysaki olayla ilgili dava dosyasında Elif Bilici hakkında herhangi bir tehdit soruşturması bulunmuyordu.
Üstelik, söz konusu haberde tecavüz iddiasının gerçek olmadığınınmahkeme kararı ile anlaşıldığı ve suçlanan kişinin de beraat ettiğinden bahsedilmiyordu.
Aynı haber Milliyet Gazetesinin internet sitesinde de yer aldı.
Yine aynı akşam benzer bir haber CHPli Silivri Belediyesi vurgusu yapılarak Show TV Ana Haber Bülteninde de yayınlandı.
Sevgili Silivrililer,
İstendikten sonra medya, toplumu yanıltmak ve kişiler hakkında toplumda yanlış algı oluşturmak için kullanılmaya çok müsait bir yapıdır.
Bu işleme algı yönetimi adı verilir ve dezenformasyon yapılarak uygulanır.
Çarpıtılmış ve bozulmuş bilgiye de dezenformasyon denir.
Bir dezenformasyonun medya aracılığı ile yayılmaya çalışılarak hedef grup ve kişilerin yıpratılması, siyaset sahnesinde, özelikle de seçim dönemlerinde sıkça başvurulan bir karalama yöntemidir.
Dikkat ettiyseniz yayımlanan haberlerde CHPli Silivri Belediyesi diye ısrarla CHPye vurgu yapılıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi, Silivri Belediyesi ve her ki kurumun nezdinde Belediye Başkanı Özcan Işıklar yıpratılarak itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.
Şimdi, bu dezenforme haberi yayımlayan medya kuruluşlarını inceleyelim.
1- Akşam Gazetesi
Akşam Gazetesi, işadamı Mehmet Emin Karamehmete ait iken geçtiğimiz aylarda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konularak devlete geçti.
Yani, AK Parti Hükümetinin kontrolü altına dahil oldu.
Daha sonra yine AK Partiye yakınlığıyla tanınan işadamı Ethen Sancak tarafından satın alındı.
2- Milliyet Gazetesi internet sitesi
Yıllardan bu yana Aydın Doğana ait olan Milliyet Gazetesi, AK Parti iktidarının baskısıyla işadamı Erdoğan Demirörene satıldı. Demirören, geçtiğimiz aylar içerisinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında velinimetimiz tanımlamasını yapmasıyla dikkat çekmişti.
Milliyet Gazetesi de AK Parti iktidarını destekleyen bir yayın politikası sürdürüyor.
3- Show TV
Yine aynı Akşam Gazetesi gibi Çukurova Medya Grubu dahilinde işadamı Mehmet Emin Karamehmete ait olan Show TV, TMSF tarafından el konularak devlete geçti.
Yani, aynı şekilde AK Parti Hükümetinin kontrolü altına dahil oldu.
Daha sonra AK Partiye verdiği yoğun destekle dikkat çeken işadamı Turgay Ciner tarafından satın alındı.
Show TV Ana Haber Bülteninde haberi okurken özellikle üzerine basa basa CHPli Silivri Belediyesi vurgusu yapan sunucunun adı Erhan Çelik.
Peki Erhan Çelik kimdir?
Geçtiğimiz yıllarda Kanal 7 Televizyonunda çalışan Çelik, 2004 yerel seçimleri sırasında Silivride AK Parti Belediye Başkan Adayı olan Hüseyin Turanın tanıtım filmini çekerek hazırlayan kişidir.
Evet Sevgili Silivrililer,
İşte aynen okuduğunuz gibi
Silivri Belediyesi ve CHP, planlı ve programlı bir karalama kampanyası ile yıpratılmaya çalışılıyor.
Özcan Işıkların özellikle sosyal belediyecilikteki insana sahip çıkan başarıları bu şekilde yandaş medya aracılığı ile baltalanmak isteniyor.
Ben inanıyorum ki Silivri halkı 30 Martta sandık başına gittiğinde; hileye ve hurdaya papuç bırakmayacaktır.