Seyit Torun'a mektuplar 6

 
Seyit Bey merhabalar efendim,

Malum Cuma günleri benim size mektup yazma günüm.

Bu mektuplar serisinin 6.’sı ile yeniden birlikteyiz.


Şimdi biliyorsunuz Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, tarım politikaları ile genel merkezin dikkatiçi çekmeye çalışıyor.

Her fırsatta TÜRAM’ı anlatıyor.

Ve bu sayede kendisini parlatıp cilalayarak; zeki, çalışkan ve üretken bir belediye başkanıymış gibi görünmeye çalışıyor.

Ben diyorum ki; Seyit Bey haydi gelin bu yazıda TÜRAM’la ilgili madalyonun öteki tarafına bakalım.


TÜRAM nedir?

Silivri Belediyesi’e bağlı bir şirket olan SİLKENT tarafından işletilen Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi’nin adıdır TÜRAM.

Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi...

Ne kadar havalı bir isim değil mi?

Efendim, TÜRAM, kabaca tarif etmek gerekirse; Silivri Gümüşyaka’da 250 dönümlük bir araziye konuşlandırılmış tarlalar ve seralardan oluşan teşekkülün adıdır.
 
Işıklar’ın anlatımına göre de amacı; Silivri’deki tarım uygulamalarını geliştirmek, daha da ileriye götürmek, ekilen ürünleri çeşitlendirmek amacıyla çalışmalar yapmak ve bu çalışmaları çiftçiye göstererek örnek olmaktır.
 
TÜRAM’daki tarlalarda; tohumu, sulaması, ilaçlaması, gübrelemesi, işçiliği, elektriği vs bütün masrafları belediye bütçesinden karşılamak suretiyle; buğday çeşitleri, enginar, kudret narı, melisa otu, anason, kekik, tıbbi nane, lavanta, çilek ve bal başta olmak üzere dört mevsimde 42 çeşit tarım ürünü yetiştiriliyor.
 
Özcan Işıklar, belediye bütçesinden tanıtım harcamaları yaparak kanal kanal geziyor ve bütün Türkiye’ye TÜRAM’I anlatarak hava basıyor.
 
Yatıyor kalkıyor; TÜRAM da TÜRAM diye önüne gelene her yerde anlatıyor.
 

Buraya kadar TÜRAM’ı anladık.

Şimdi de müsaade ederseniz madalyonun görünmeyen tarafına bir göz atalım.

TÜRAM’ın  başında 3 kişi var.

Bunlardan birisi SİLKENT Müdürü Ayhan Öztürk...

Kendisini tanıyorsunuz; Silivri’deki eski Ordulular Derneği Başkanı...

Bilmediğiniz bir özelliğini belirteyim; Özcan Işıklar ilk kez belediye başkanı olduktan sonra siftah niyetine patlayan ilk yolsuzluk (lastik yolsuzluğu) skandalının başkahramanı.


İkinci isim Ömer Sebahattin Çetin...

Bu şahsiyeti anlatmak için ayrı bir yazı yazmak gerekiyor. 

Özcan Işıklar’ın ağzında emzikle gezdiği günlerden beri yanından ayrılmadığı çocukluk arkadaşı.

Silivri Belediyesi’ndeki her türlü skandalın başkahramanı. 

Her taşın altından çıkan bir isim.


Üçüncüsü Gözde Göçmen...


Bu kızcağız işinde gücünde.

O nedenle kendisi hakkında anlatılacak çok fazla konumuz yok.


Neyse konuyu dağıtmayalım efendim. 

Demem odur ki; TÜRAM’ın ekip biçtiği 250 dönüm arazi var.

Boru değil bu yani 250 dönüm...

Her seferinde merak edip soruyorum ve hiçbir yetkili de ağzını açıp tek bir kelime söylemiyor.

Bu 250 dönümün hasadı nereye gidiyor?

Haydi anlıyorum bir veya iki dönümünü kurutulmuş ot yapıp misafirlere hediye olarak veriyorlar.

Ama 250 dönüm yahu...

Boru değil yani...

Tohumu, sulaması, elektriği, işçiliği, gübresi vs hepsi belediye bütçesinden.

İyi güzel...

Peki o zaman bu 250 dönümün hasadı nerede?


Seyit Bey,

Siz toplam 3 dönem belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçisiniz.

Ne demek istediğimi de bal gibi anladınız.

O nedenle lütfen bu uyarımı not alın;

Silivri’de her an bu TÜRAM’la ilgili bir skandal patlayabilir.

Benden söylemesi...

Efendim yine bir mektubun sonuna geldik.

Mahsusen selam eder, yanaklarınızdan öperim.

Kusura bakmayın, ellerinizden öpemeyeceğim çünkü benden sadece 4 yaş büyüksünüz.

Yedinci mektupta görüşmek üzere, kalın sağlıcakla...