Seyit Bey’e hitaben giriş yapmadan önce Silivri’deki okuyucularım için Seyit Torun’un kim olduğunu ve niçin kendisine seri mektuplar yazmaya karar verdiğimi açıklamak istiyorum.
Seyit Torun, geçtiğimiz haftadan itibaren CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olan Ordu Milletvekilidir.
Aynı zamanda Ordu eski Belediye Başkanıdır.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı partili bütün belediye başkanlarından sorumludur.
Özcan Işıklar dahil...
Zannediyorum niçin Seyit Torun’a seri mektuplar yazmaya karar verdiğimi anladınız.
Şimdi izin verirseniz mektuba geçmek istiyorum.
Sayın Seyit Torun,
Öncelikle yeni göreviniz hayırlara vesile olsun...
Benim adım Cem Güner.
Silivri’de 27 yıldan bu yana yerel gazetecilik yapıyorum. supersilivri.com haber sitesinin İmtiyaz Sahibi ve aynı zamanda Genel Yayın Yönetmeniyim.
supersilivri.com’da tamamen Silivri üzerine haber yayını yapıyoruz.
Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ı tanıyorsunuz.
Hatta kendisini seviyorsunuz da...
Ancak ben Işıklar’ı sizden daha eski ve daha yakından tanıyorum.
Kendisinin kısa süreli bir konuşmasını dinlediğiniz zaman “ne kadar vizyon sahibi bir adam. Diğer bütün belediye başkanları bunu örnek almalı” (!) diye düşünebilirsiniz.
Ancak iş icraata gelince takke düştü kel göründü vaziyeti ortaya çıkıyor.
Sadece o kadar olsa gene iyi; her türlü zekâ ürünü siyasi alicengiz oyunularına tanık oluyorsunuz Işıklar’ı dikkatle takip ettiğiniz zaman.
Kılıçdaroğlu’nun karşısına geçip methiyeler düzdükten sonra güya çaktırmadan Muharrem İnce’nin muhalif hareketini kısmen finanse etmesinden tutun, (bakın “desteklemesi” demiyorum bir adım öteye geçip “finanse etmesi” diyorum) kumar oynama alışkanlığı ve hatta yurtdışında kumarhanede fotoğraflanmasına, yine akçeli işlerle ilgili bir yığın soru işaretine kadar çeşitli problemler mevcut kendisinde.
Seyit Bey,
Bundan sonra her hafta Cuma günleri “Seyit Torun’a mektuplar 1” ve ondan sonra da 2-3-4-5-6-.......999 diye devam ederek size bu köşeden açık mektup yazacağım.
Her Cuma Özcan Işıklar ile ilgili farklı bir konu işleyeceğim...
Mektupların hemen altında duruma göre anlattığım olaylarla ilgili fotoğraf ve çeşitli görselleri de ekleyeceğim.
Bunları size özel olarak değil açık mektup şeklinde yazacağım. Çünkü ben gazeteciyim, muhbir değilim.
Velhasılkelâm durum bu şekilde...
Haftaya Cuma günü görüşmek üzere...
Sayın Genel Başkan'a da selamlar...
Kendinize iyi bakın...