Özcan Işıklar, Silivri’de iyisiyle kötüsüyle 10 yıl süre ile belediye başkanlığı yaptı.
Bora Balcıoğlu, Işıklar’ın yanında yetişti…
2009 ile 2018 yılları arasında 9 yıl süre ile Işıklar’ın ekibinde görev yaptı. Bunun 5 yılı meclis üyeliği, 4,5 yılı da belediye başkan yardımcılığı ile geçti.
Sonrasında hepimizin bildiği gibi belediye başkanı seçildi...
6 Şubat 2026 Cuma günü Silivri belediye meclis toplantısı vardı. Balcıoğlu’nun başkanlığında gerçekleşen toplantı sırasında konu Silivri Belediyesi’ne ait olan Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi’nden (TÜRAM) açıldı.
Balcıoğlu, başkanlık kürsüsünden aynen şu cümleleri kullandı:
“… Burada hepimizin ortak malı olan tarlalarımızı yine aynı şekilde hemşehrilerimize dönüştürüyoruz. Daha önceki dönemlerde de yapıldı. Doğru iş yapılıyorsa doğru işi devam ettirmek gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktada tıbbi aromatik bitkileri evet ben de önemsiyorum. Ama soruyorum vatandaş diyor ki köylüyle çiftçiyle sohbet ediyorum, bizim insanımız çiftçimiz biraz daha yeniliğe alışamadı, yeniliğe açık değil. Ben de lavanta üreticisiyim. Lavanta ektim işte kendi tarlamda 10 dönüm tarlam var. Lavanta yağını satamadım. Açıkça söylemem gerekirse duruyor; depomda duruyor. Şimdi bunu görünce vatandaşımız da doğal olarak kendi bildiği ürünlerden vazgeçmiyor. İşte buğday diyor, Ayçiçek diyor, arpa diyor. Bunlar garanti ekim olduğu için. Biz de bu süreçte doğrusu bu dedik ve işte buğdayı bu sene ilk defa ektik. Ayçiçekten elde ettiğimiz yağları devam ettirdik. Doğru bir işse doğru… Buğdaydan elde ettiğimiz un doğru bir yaklaşım. Bugün insanların sofrasına bir şekilde ilaç olabiliyorsa bu doğru bunu devam ettiriyoruz. Bir de şu var, ben bir eğitime katılmıştım. Bizim yani tabi ki okulunu okuyan ziraat mühendislerine sonuna kadar saygım var. Genç bir ziraat mühendisi sunum yapıyor ve tarlaya yıllarını vermiş çiftçilerimiz orada. Çıktı, slayt gösterileriyle teknik bir şekilde anlattı. Şunu ekerseniz şu kadar dönümden şu kadar elde edersiniz, şu ilacı kullanırsanız şu kadar elde edersiniz; anlattı, anlattı, anlattı… Sonra “sorusu olan var mı” diye salona bir soru yöneltti. Bir tane çiftçimiz, hiç unutmuyorum Mehmet Amca; dedi ki “sen tarlaya girdin mi oğlum hiç? Tarlada, ayaklarınla o tarlanın içine girdin mi? Şimdi anlatmak çok kolay ama ben de sana farklı bir formül söyleyeceğim” dedi. “O formülü uygula senin elde ettiğin üründen daha fazlasını elde edeceğim” dedi. Bir de ilim kısmı var, bilim kısmı var, bir de yaşayan gerçekler var. Bunları da ben arkadaşlara özellikle söyledim yani teknolojiyi de deneyelim ama tarlada yaşayan çiftçimizin de görüşleri önemli. Onların nelerle karşılaştıkları, yaşadıkları sıkıntılar neler onlara da önem vererek bu işi beraber yürüteceğiz diyorum. Ben Ziraat Odası’ndan destek alıyorum, tarım krediden destek alıyorum, çiftçi paydaşlarımızdan destek alıyorum, köylülerimizden destek alıyoruz bu konuda en iyisini yapmak adına…”
Şimdi bu konuşmada kırmızı ile vurguladığım yerlere lütfen dikkat edelim.
Balcıoğlu, ilk defa Işıklar’ın icraatlarını (bu örnekte tarım politikalarını) bu kadar net bir şekilde alenen eleştirdi.
Konuşmasındaki “Mehmet Amca” örneğinde; “Çıktı, slayt gösterileriyle teknik bir şekilde anlattı. Şunu ekerseniz şu kadar dönümden şu kadar elde edersiniz, şu ilacı kullanırsanız şu kadar elde edersiniz; anlattı, anlattı, anlattı…” şeklinde bir cümle var.
Sizce Balcıoğlu burada da “anlattı, anlattı, anlattı” derken ve devamında; Mehmet Amca üzerinden "sen hiç tarlaya girdin mi" cümlesi ile Işıklar’ı adeta dalga geçerek eleştirmiyor mu?