Saadet Gençoğlu

  Birtakım toplumsal görevleri hazmedebilmek kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bazıları bu görevleri bir hizmet fırsatı olarak görerek gece gündüz çalışıp çabalar. Bazılarıysa işin etiket kısmını önemseyerek topluma karşı tepeden bir bakış sergileme

 

Birtakım toplumsal görevleri hazmedebilmek kişiden kişiye değişkenlik gösterir.

Bazıları bu görevleri bir hizmet fırsatı olarak görerek gece gündüz çalışıp çabalar.

Bazılarıysa işin etiket kısmını önemseyerek topluma karşı tepeden bir bakış sergilemeye başlar.

Her fırsatta hava atar...

Kasım kasım kasılır...

Hizmetle ve emekle hiçbir işi olmaz; sadece mevzunun sosyal statü kısmıyla ilgilenir.

Ben neymişim abi tavırları göstermeye başlar...

 

Kimden bahsettiğimi merak ettiniz, biliyorum.

Şimdi lütfen herkes elini vicdanına koyarak şu satırları okusun:

CHP içerisinde yıllardan bu yana genel seçimlerde olsun, yerel seçimlerde olsun, diğer parti çalışmalarda olsun ter döken kadınlar dururken partiye adım bile atmayan bir hanımefendi üstelik birinci sıradan belediye meclis üyesi adayı yapıldı.

Tamam bu başkan adayının (başkanın) takdiridir...

Belediye Başkan adayının listenin birinci sırasında kimi koyacağını seçme hakkı vardır.

Ve elbette bu kararın siyasi sorumluluğu da Başkan'a aittir...

Ancak, birinci sıraya yazılan ilgili kişinin de bunu kaldırabilmesi çok önemlidir diye düşünüyorum.

"ben ne oldum" diye havalara girmesi ve gülünç olmasının, toplum içerisinde eğlence konusu haline gelmekten öte kimseye bir yararı olmaz.

 

Evet bu bahsettiğim kişi CHP'nin birinci sıra meclis üyesi adayı (şimdiki meclis üyesi) Saadet Gençoğlu...

Tepeden inerek paraşütle getirilip birinci sıraya monte edilerek belediye meclis üyesi yapıldı.

Peki yapıldıktan sonra; partideki durumunun farkında olarak, partiye yıllarca ter akıtmış ve emek vermiş olanlarla arasındaki uçurumu kapatabilmek adına ne gibi çalışmalar yürütmeye başladı?

Ne yapabilir derseniz en azından şunları yapabilirdi...

Partiye yıllarca emek vermiş kadınları evlerinde veya işyerlerinde ziyaret edebilirdi...

Bir istekleri olup olmadığını sorabilirdi...

Yaşlıların elini öpebilirdi...

 

Velhasılkelam Saadet Hanım bunların hiçbirisini yapmadı.

Peki ne yaptı?

Valla benim gözlemime göre havalara girerek üzerinde kendi fotoğrafları ve siyasal ünvanı olan rengarenk etiketler hazırlatarak sosyal medyada yayımlamaya başladı.

Bakın ben nerelere geldim...

Bakın ben ne oldum...

Bakın ben kimlerle fotoğraflar çektiriyorum...

Görün...

Görün...

Herkes görsün...

 

Valla herkesi bilmem ama ben her gördüğümde gülüyorum...

 

Sevgili Okuyucularım,

Eskilerin bir sözü vardır;

Hamama giren terler...

Eğer ki bu kadar gösteriş düşkünü olursanız böyle yazılara da konu haline gelmeyi hazmedeceksiniz...

Kızmayacaksınız...