Müjdat Gezen'in arkasından...

 
Evet...

Silivrili Gazeteciler olarak Müjdat Gezen’le olan davamızı kazandık.

Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün yapılan son duruşmada ünlü tiyatro sanatçısı 4360 TL para cezasına mahkûm oldu.

Kendisi ve avukatının da hazır bulunduğu duruşma salonunda, hâkim tarafından mahkûmiyet kararı biz şikayetçiler dahil hepimizin yüzüne karşı okundu.
 

Sevgili Silivrililer,

Olayı hatırlamayanlar için bir kere daha kısaca özetlemek istiyorum.

Tiyatro sanatçısı Müjdat Gezen, Silivri Belediyesi ve Silivri Rotary Kulübü’nün davetlisi olarak bir söyleşiye katılmak üzere 21 Şubat 2014 günü o zamanki adı “Silivri Belediyesi Fuaye Salonu” olan Silivri Belediyesi Yaşar Kemal Sergi Salonu’na geldi.

Salon çok kalabalıktı. Bir grup vatandaş da kalabalık sebebiyle medya mensupları için ayrılan yere oturmuştu.

Bu insanlara “lütfen kalkın burası bizim yerimiz” demedik. Ve ayakta çalışmaya devam ettik.

Silivri’de bulunan ve bizim için haber değeri taşıyan çeşitli insanlar; örneğin siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları yöneticileri vs arka arkaya Müjdat Gezen’in yanına giderek fotoğraf çektirmek istiyordu.

Normal şartlar altında hiçbir gazeteci “kişiye özel” fotoğraf çekmez... Kişiye özel fotoğraf çektirmek isteyenlerin gazetecilere değil fotoğrafçılara müracaat etmesini tavsiye ediyoruz. Ancak olağanüstü anlarda; örneğin Silivri’ye ünlü bir isim geldiği zaman aramızda sosyal bir hukuk, bir arkadaşlık diyaloğu bulunan birçok insanı da doğal olarak kıramıyoruz.

İşte bu nedenle uzun bir süre platformun önünde fotoğraf çekmek durumunda kaldık.

O anlarda izleyicilerden sonradan adının Hatıra Küt olduğunu öğrendiğimiz bir hanımefendi ve eşi Alev Küt; oldukça saygısız bir üslûpla bize doğru bağırarak “çekilsenize kardeşim kenara” benzeri bir cümle sarf etti. Ben de kendilerine aynı üslûpla durumu izah eden bir cevap verdim. Bu iki kişinin yanındaki bazı izleyiciler de tartışmaya katılınca benim yanımda bulunan diğer gazeteci arkadaşlar da onlara cevap verdi.

Orada saygı ve nezaket sınırını aşan bir ortam oluştuğunu görünce de 7-8 gazeteci salonu terk etmek istedik.

Bunun üzerine Müjdat Gezen, elinde mikrofonla “bu basın çıkıyor şantajları da hoş değil...” diye giriş yaptıktan sonra bizi küçük düşüren ve tartıştığımız izleyicilerin havalara zıplayarak alkışlamasına sebep olan birtakım sözler sarf etmeye başladı.

Şimdi lütfen burasını daha dikkatli okuyun...

Olayın yaşandığı gün, Ergenekon davasının gündemde olduğu ve vatanseverlere karşı yapılan haksızlıkların halkın tepkisine yol açtığı ve döneme denk gelmişti.

Müjdat Gezen de o esnada Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Genelkurmay eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ’u ziyaretten henüz dönmüştü ve salondaki insanlara bu durumu anlatıyordu.

İşte salonda bu psikoloji hâkim olduğu bir anda, bizimle ilgili olarak “siz bu hareketleri Kasımpaşalı Başbakanınız’dan mı öğreniyorsunuz” şeklinde bir cümle kullanınca izleyiciler arasında bir yuhalama, ıslıklama ve alkış tufanı koptu. Ve arkasından da hakaret tanımına uyacak, içerisinde "ulan" gibi kelimeler de geçen çok çirkin cümleler kullanmaya başladı.

O gün itibarıyla 71 yaşında olan tulûat üstadı, açıkça bizim üzerimize basarak salondaki izleyicilerden alkış almaya çalışıyordu.


Sevgili Silivrililer,

Lütfen bir düşünün; Türk tiyatro sanatının en önde gelen insanlarından birisi, 71 yaşına gelmiş bu çapta bir sanatçı; isteseydi zekâ unsuru bir espri ile hiç kimseyi kırmadan, ama düşündürerek, salonda bulunan herkese hatası oranında ders veremez miydi?

Ama sanki çok ihtiyacı varmış gibi bizi ezerek bizim üzerimizden izleyiciyi coşturup alkış almayı tercih etti...

Hiç sesimizi çıkarmadan salonu terk ettik...

Ertesi gün arkadaşlarımla istişare ederek şikayetçi olmaya karar verdik...

Salonda çekilen video kaydı ile birlikte savcılığa başvurarak Müjdat Gezen’den şikâyetçi olduk.

Savcılık tarafından iddianame düzenlendi ve ceza davası açıldı.

Dava 2 yıl boyunca devam etti.

Bütün duruşmalara girdik...

Kendisi sadece 2 duruşmaya katıldı.

Ve dün açıklanan kararla birlikte hakimin ağzından şu cümleler döküldü;

“...Sanık Halit Müjdat Gözen’in hakaret suçunu işlediği sabit olmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve özellikleri ve suçun işlendiği yer ve zaman ve suçun konusunun önem ve değeri dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesi gereğince takdiren ve tercihen sanığın 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın sübut bulan suçu alenen işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nın 125/4 maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında artırım yapılarak sanığın 105 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın sübut bulan aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nın 43/1-2 maddeleri gereğince cezasının ¼ oranında artırım yapılarak sanığın 131 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına....


Sevgili Okuyucularım,

Hukuk tekniği açısından karar bu şekilde devam ediyor.

Ve Müjdat Gezen sonuç olarak toplam 4.360 TL para cezasına mahkûm edildi...

Bu vesileyle şu hususun da ilgili kimseler tarafından çok iyi bilinmesini istiyorum.

Biz gazeteciler şamar oğlanı değiliz...

Uysal koyun değiliz...

Evet, çok mütevazı insanlarız ancak ilçe protokolüne dâhil olduğumuz da lütfen unutulmasın.

Nokta...