30 Mart tarihinde yapılacak olan yerel seçimler öncesinde Selami Değirmenci tarafından tıpkı 2004 yılında olduğu gibi oyları bölme çalışmaları organize edilmeye başlandı.
Dün yaptıkları basın açıklamasında 4 otobüs ile 200 kadar CHP'liyi Ankara'ya genel merkez önüne protesto gösterisi yapmaya götürdüklerini ilan etti Değirmenci...
Dün akşam özel olarak kiralanan "konforlu" otobüslerle yola çıktılar.
Bu sabah da genel merkez önünde toplanıp pankart açarken ve AK Partili TV'lere CHP aleyhine beyanat verirken fotoğrafları düşmeye başladı önümüze...
Şimdi gelin hep birlikte düşünelim;
Selami Değirmenci, o kadar insanı toplayıp Ankara'ya götürüyor...
Yediriyor içiriyor...
Kafakola alarak Ankara'ya götürdüğü insanlara devamlı olarak "örgüt iradesine saygı gösterilmiyor" diye görüş aşılıyor.
Örgüt iradesine saygı...
Sevgili Okuyucularım,
Ya Allah aşkına soruyorum; CHP içerisinde 15 gün önce bir oylama yapıldı.
Peki bu neyin oylamasıydı?
Başkan adayını seçmek için mi yapıldı bu oylama?
Hayır...
Peki ne için yapıldı?
Belediye meclisine aday olacak olan partililerin bir bölümü ile ilgili olarak örgütün bakışını belirlemek için yapıldı.
Peki meclis üyesi adayları daha belirlendi mi?
Kesinleşerek kamuoyuna ilan edildi mi?
Hayır...
İlçe Seçim Kurulu'na sunuldu mu?
Hayır...
O zaman örgüt iradesine saygısızlık yapıldığını neye dayandırarak ortaya atıyor Değirmenci?
Oylama sonucunun dikkate alınmadığını hangi veriye iddia ediyor?
Bu işte bir gariplik yok mu?..
Sevgili Silivrililer,
Selami Değirmenci, burada insanları tahrik ederek parti içi isyana teşvik edebilmek için göz göre göre yalan söylüyor ve kelime oyunları yapıyor.
Burada Selami Değirmenci'nin artık klasikleşen "ben varsam CHP var, ben yoksam CHP yok" anlayışının yeni bir örneğini görüyoruz.
Kendisi aday olamadığı için tıpkı 2004 yılında yaptığı gibi AK Parti ile anlaşarak CHP'den intikam almaya çalışıyor.
Selami Değirmenci, seçim öncesi CHP içerisinde sanki bölünme varmış gibi bir imaj yaratmaya çalışıyor.
Resmen, "ben aday olamazsam partiye seçim kazandırmam" diye bas bas bağırıyor.
Peki bunu yaparak kime hizmet ediyor?
Hadi lütfen biraz mantığımızı çalıştıralım.
CHP içerisinde bölünmüşlük ortaya çıkması kimin işine yarar?
Cevabı çok basit...
AK Parti'nin...
Peki şimdi 2004 yılına dönelim.
O zaman da Selami Değirmenci parti genel merkezi ile sorun yaşayıp Genç Parti'den kazanamayacağını bile bile aday olmuştu.
Bu adaylığı kime yaramıştı?
AK Parti'ye yaramıştı...
Şimdi insanları tahrik ederek koparttığı yaygaralar kime yarayacak?
Yine AK Parti'ye yarayacak...
Sevgili Silivrililer,
Değerli Okuyucularım,
Selami Değirmenci, 4 otobüs dolusu (kendi ifadesine göre 200 kişi) insanı dolduruşa getirerek Ankara'ya götürdü.
Peki dört otobüsün kiralanması, Ankara'ya götürülmesi, mazot paraları, şoför paraları, o kadar insanın yemesi, içmesi, yaptırılan pankartlar vs.. ne kadar tutar?
Kişi başı 50 TL harcansa (kaldı ki çok daha fazlası harcanır); 10 bin TL (eski para birimi ile 10 milyar Lira) tutar...
Bu paraları kim veriyor?
Evet bu soru çok önemli...
Bu 10 milyarı kim veriyor?..
Kaldı ki bu CHP'yi bölme ve parçalama çalışmalarının SEÇİM SÜRESİNCE devam edeceğini düşünürsek; bu 10 milyarın en az 100 milyara kadar çıkacağını hatta çok daha yukarılara tırmanacağını tahmin etmek hiç de zor değil...
Seçim atmosferinde CHP'yi bölüp parçalama çalışmalarının masraflarını kim veriyor?
Sakın AK Parti olmasın?..