Basın olarak bizim görevimiz "halkın gerçekleri öğrenme hakkı" ilkesinden yola çıkarak siyasetçileri eleştirmektir.
Tabi bu eleştiriyi yaparken dünya basın standartları kapsamındaki bazı geleneklere de dikkat etmemiz gerekiyor.
Bu gelenekler arasında şu andaki konumuzla ilgili olanı "göreve yeni başlayan bir siyasetçinin, çok önemli bir konu olmadığı sürece hemen eleştirilmemesi ve oturduğu koltuğa ısınabilmesi için biraz süre verilmesi" gerektiğidir.
Evet, şimdi bu ilkeye de dikkat ederek bugünkü yazımızda Silivri Belediye Başkan Yardımcısı Bora Balcıoğlu'ndan bahsedeceğiz.
Balcıoğlu'nun en dikkat çeken özelliği efendi bir insan olmasıdır.
Evet efendidir...
Saygılıdır...
İyi insandır...
Kimseye bir kötülüğü görülmemiştir...
5 yıl belediye meclis üyeliği yapmış olmasına rağmen adı şu ana kadar akçeli işlere karışmamıştır.
Bu kadar mı?
Evet bu kadar...
Balcıoğlu'nun 5 yıllık meclis üyeliği sürecinde; Silivri ile ilgili dikkat çekecek bir çalışması da olmamıştır.
Tek özelliği; efendi, saygılı, dürüst ve iyi bir insan olmasıdır...
Kısa bir süre öncesine kadar Balcıoğlu'nun özellikleri sadece bu saydıklarımdan ibaretti.
Ancak 3 hafta kadar önce Belediye Başkanı Özcan Işıklar tarafından belediye başkan yardımcılığına atandı.
Balcıoğlu'nun omuzlarındaki yük ciddi derecede artış gösterdi.
Gelin şimdi bir analiz yapalım.
Işıklar niçin başka birisini değil de Bora Balcıoğlu'nu "Belediye Başkan Yardımcısı" olarak görevlendirdi?
Siyasetin bir gerçeği vardır.
O da şudur:
Belediye başkanları, çok zeki ve yaratıcı insanları fazla sevmezler.
Bu tür insanları çevrelerinde tutmaktan hoşlanmazlar.
Daha ziyade "he başkanım" diye kafasını sallayacak insanlarla çalışmayı tercih ederler.
Peki Balcıoğlu ne kadar "he başkanım" diyecek; işte bunu hep beraber izleyip göreceğiz...
Bu arada büyüklerimizin "testi kırılmadan" şeklinde başlayan bir atasözü vardır.
"Gördüğüm lüzum üzerine", dikkatimi çeken bazı sebeplerden dolayı buradan Balcıoğlu'na bir konuda nasihatte bulunmak istiyorum.
Sevgili Bora Kardeşim,
Henüz yolun çok başındasın...
Silivri kamuoyunda seninle ilgili gerçek "siyasi imaj" işte bu görevin sırasında oluşacak.
Başını çevir ve Tahir Sert'e dikkatle bak...
Tahir Sert'in üzerinde marka gibi yapışan bir "yalancılık" imajı var.
Kendisine asıl seçim kaybettiren işte bu "yalancılık" imajıdır.
Sert'in konuştuğu 10 kelimeden en az yarısı yalandır.
Sevgili Bora,
Sen, sen ol...
Sakın bir daha siyasi ilişkilerin sırasında anı kurtarmak için yalan söyleme...
Eğer bunu alışkanlık haline getirirsen; insanların güvenlerini sarsar ve imajını bozarsın...
Benden uyarması...