banner387

Koray Aydın'la Kongreye Doğru

Ülkü Ocakları tarihinin en pasif durumunu yaşıyor. Üretkenliğini kaybetmiştir. Geçmişteki o şanlı mazisini arar hâldedir. Ben MHP’nin sivil toplum alanını tahkim edeceğim ve yenidendüzenleyeceğim.

Koray Aydın'la Kongreye Doğru
banner429

MHP Genel Başkan adayı Koray Aydın, genel başkan olduğunda hiç kimseyi görevden almayacağını, sivil kuruluşlarla kopan ilişkileri yeniden kuracağını söyledi. MHP’nin oylarının aslında bilinenden çok daha fazla olduğunu belirtti.
- Koray Aydın “Gelecek, kendisine karşı olanları görevden alacak” propagandaları konusunda ne söylersiniz?
-Bunları genel merkez yönetimiyle ilgili demiyorlar. İl, ilçe teşkilâtlarıyla alâkalı söylüyorlar... Asla böyle bir şey yapmam. Çünkü ben hareketi toplamaya ve bir araya getirmeye geliyorum. Birbirimize gönül gözlerini açarak hareketi kucaklamaya geliyorum. Arada var olan kırgınlıkları ortadan kaldırarak insanları kaynaştırmaya, barıştırmaya geliyorum. Ve bunu samimiyetle söylüyorum. Bu hareketin içinde sevgisizlik ortamını görüyorum. Bunun bizi nasıl yiyip bitirdiğini, nasıl düşman kamplara böldüğünü, dava arkadaşlığı yapmış insanların bu ortam içerisinde nasıl birbirine düşman hâline getirildiğini görüyorum. Onun için bu hareketi bütünleştirecek, İnsanları ülküdaşlık ve kardeşlik temelinde birbirine kaynaştıracak, büyük gönül seferberliği hamlesi yapmaya geliyorum. O bakımdan bunu yapmaya gelmiş bir insanın; kongreyle, seçimle gelmiş bir insanı görevden alarak onu incitmek, onun manevî şahsiyetiyle oynamayı düşünmek, dediklerimizi anlamamak, yapmak istediklerimizi kavrayamamak manasına gelir. Sevgiyi yeşertmeye gelen, sevgi ortamını oluşturmayı düşünen insanların böyle düşünme hakları yoktur. Ben hatta şöyle dedim: Benim kızma hakkım bile yoktur. Çünkü gönüllerimizi açarak kucaklaşmayı düşünenlerin böyle bir hakkı olmadığına inanıyorum. Herkesi anlayarak, dinleyerek siyaset yapacağız. Herkes kurduğumuz sisteme dayalı olarak siyaset yapacak, sistemin kuralları işleyecek. Ben o kuralları koyacağım, tanzim edeceğim ve sistemi yöneteceğim.


ÜLKÜ OCAKLARI
AKTİFLEŞECEK

Bir de sivil kuruluşlar meselesi var. MHP ve Sivil Kuruluşlar olayı nedir?
-MHP siyasî olgusunun oturduğu zeminin beslenme kaynaklarını sivil toplum kuruluşları oluşturur. Alparslan Türkeş bu hareketin beslenme havzalarını böyle oluşturmuştur. Ama şu anda Hareket’in beslenme havzalarını oluşturan sivil toplum körleşmiştir. Üretkenliğini kaybetmiştir. Hareket’i besleyemez hâle gelmiştir. Bu hemen hemen bütün ülkücü kuruluşlar için geçerlidir. Ülkü Ocakları, Ülkü Tek, Ülkücü İşçiler, diğer bütün kuruluşlarımız için geçerlidir. Bunlar fonksiyonel değiller.
-Ülkü Ocakları’nı da mı öyle görüyorsunuz?
-Ülkü Ocakları tarihinin en pasif halini yaşıyor. Üretkenliğini kaybetmiştir. Geçmişteki o şanlı mazisini arar hâldedir. Ben MHP’nin sivil toplum alanını tahkim edeceğim ve yeniden düzenleyeceğim. Her bir kuruluşu fonksiyonel hâle getireceğim, işler hâle getireceğim. Ülkü Ocakları’nı sivil toplum hareketi olarak üniversitelerde ve liselerde faaliyet yapan önemli bir eğitim kurumu hâline dönüştüreceğim. Belki de tarihinin en çok seminer ve eğitim faaliyetinin yapıldığı yapıya kavuşturacağım. MHP Gençlik Kolları ve Kadın Kolları’nı kurup hükmî şahsiyet kazandıracağım.
-Şu anda MHP’nin Gençlik Kolları ve Kadın Kolları yok mu?
-Yok, hükmî şahsiyet değiller... Kadın Kolları, komisyon... Adı var, kendi yok. Kâğıt üzerinde. Ben hükmî şahsiyet kazandıracağım. Yani üyelerini kaydettirecekler. Seçim yaparak yönetimin oluştuğu tüzel kişilik hâline getireceğim. Böylece, meselâ, hukuk fakültesi son sınıfta Ülkü Ocakları’nda faaliyet gösterip okulunu bitiren genç, MHP Gençlik Kolları’na üye olup siyasete orada başlayacak. Üniversite yıllarında siyasetle ilgilenmeyecek. Siyasetle bağı fikrî manada, Türk milliyetçiliği fikir sistemini öğrenerek orada tarih şuurunu, Tür-İslâm şuurunu alarak kazanacak. Siyasî alanını gençlik kollarında başlayarak gösterecek. Ayrıca yeni sivil toplum alanları oluşturacağız. Çevreci derneklerle bağı olan, varsa bu alanda kurulmuş MHP kökenli dernekler, bunlarla ilişkilerini artırıp bunların gelişimine katkı sağlayan ve sivil toplum alanlarını genişletmiş bir MHP alt yapısı düşünüyorum.
‘Çevre’ dedim. Niye ‘çevre’ dedim? Çünkü çevrecilik milliyetçilik demektir. Vatanını korumak demektir. Vatan toprağı erozyondan denize akıp gidiyorsa bunun ilgi alanımız içerisine girmesi lâzım. O bakımdan sivil toplumun çeşitlendirilerek MHP ile geniş bir sivil organizasyon bağının kurulmasını MHP’nin iktidarı için önemli görüyorum. Var olan sivil toplum kuruluşlarının hepsiyle de diyaloglarımızı geliştirerek, bunların genel kurullarına katılarak, buradaki insanlarımızla ilişkilerimizi artırarak, birebir ilişkinin zirve yaptığı genel hareketlilik planı düşünüyorum.
-Bazı oda toplantılarına gidilmiyor galiba? Neden?
-Tercih meselesi... Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye’nin çatı kuruluşudur, kurulduğu günden beri genel kuruluna MHP Genel Başkanlığı katılmamıştır. Niye?.. Orada oy kullanan delegasyonun yüzde 30’u MHP kökeninden gelen insanlar. ’MHP her yerde’ diye bir sloganımız var. Bu artık tuttu. MHP her yerde olacak. Sivil toplumun bulunduğu her yerde, insanın bulunduğu her yerde, ’MHP her yerde’ sloganımıza bağlı olarak en tepedeki insandan başlayarak, genel başkanın, bütün parti birimlerinde görev yapan insanların sahada olduğu, her türlü organizasyona katıldığı hareketli bir yapıdan bahsediyorum. Ben MHP camiasına böyle bir MHP vaat ediyorum.
“-Mukaddesata fazla önem verdiğiniz görülüyor, gezilerinize katılıyorum, konuşmalarınızı dinliyorum. Mukaddesatı neden bu kadar öne çıkarma ihtiyacı duydunuz?”
-Milliyetçi Hareket Partisi mukaddesatçı bir partidir. Çünkü Türk-İslâm ülküsünü benimser. Milletin değerleri üzerinden siyaset yapma geleneği var. Siyasetin merkezine de milleti koyar. Siyasetinin merkezine milleti koymuş bir siyasî hareket, onun bütün maddî ve manevî değerleriyle örtüşmek zorundadır. O bakımdan ben siyasetimizin halkın değerleriyle örtüşen bu kısmındaki görünümümüzü halka yaklaştırmayı, bunu önceleyen bir siyaset dili, halka bu yönümüzü daha anlaşılır hâle getirilmesini sağlayan bir siyaset üslûbu kullanmayı benimsedim. Şu anda Genel Başkanlık adaylığımda da onu yapmaya çalışıyorum. Ben asla inanmadığım bir şeyi söylemem, inanmadığım bir şeyi de yapmam. Ben ilkeli bir siyasetçiyim, kendine güvenen siyasetçiyim. Yapay bir siyasetçi değilim.

www.internetajans.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER